Hergele
Farsçadan.
Bineğe ya da yük taşımaya alıştırılmamış at ya da eşek sürüsü. "-Senin hergeleye iyi bi çoban lazım ağam. Bu iyi gütmüyo. -Sen yapabilir misin Hüsnü? -Yaparım ağam, emir ver yeter."
Sığır, manda, at vb. hayvan sürüsü. "-Recai Bey'in hergelesi çobansız kalmış diyorlar. Yarıcısı da geçen ay bıraktı. -Nooldu dersin? Yolsuz mu kaldı sence? -Valla olabilir."
Kendisinden her türlü terbiyesizlik beklenebilen serseri kimse. "-Davudi sesine kanma, hergelenin tekidir. -Kız çok seviyo. Bana kalsa... -Gir aralarına bi şekilde. Yazık olur güzel kızına."